Günümüzde estetik operasyonlar oldukça yaygındır. Estetik operasyonlar, insanların dış görünüşündeki problemleri en aza indirger. Böylece insanlara öz güven kazandırıp insanların kendisi ile barışık olmalarını sağlar. Bu operasyonlardan birisi de göz altı çukurlarına yağ enjeksiyonudur. Hassas enjektörler kullanılarak ile vücudun uygun bir noktasından yağ dokusu alınır. Sonrasında enjeksiyona hazır olduğu durumda ise göz altı çukurlarına enjekte edilir. Alanında uzman bir cerrah vasıtası ile bu işlem kısa bir sürede yapılabilir. Göz altı yağ enjeksiyonu sonrası göz altı çukurları daha parlak ve daha dolgun bir görünüme kavuşur. Ayrıca oluşan ince çizgilerin yanında şişkinlik ile gerçekleşen yaşlanma belirtileri de ortadan kaybolmuş olur.

Göz Altı Yağ Enjeksiyonu Sonrası Neler Beklenir?

Her operasyonda olduğu gibi göz altı yağ enjeksiyonu işlemi de birtakım yan etkiler barındırır. Bu yan etkiler, herkeste görünmek zorunda değildir. Bünyeden bünyeye farklılıklar söz konusudur. Oluşan yan etkilerin, şiddetine ve süresine bağlı olarak değişebilmesi mümkündür. Bu yan etkilerin çoğu kalıcı olmamak ile beraber doğru bir zamanlama ile de aşılabilir. Bu yan etkilerin bazıları:

  • Enfeksiyona bağlı bölgede ağrı
  • Kılcal damarlarda kan toplanmasına bağlı bölgede kızarıklık
  • İşlemden sonra belirli bölgelerde morluk
  • Bölgede yağ seviyesinin azalması ile tekrar enjeksiyon yapılmasına ihtiyaç duyulması
  • Enjeksiyon alanlarında oluşabilecek sinir hasarları
  • Yağın alındığı ve enjekte edildiği bölgede doku uyuşmazlığı
  • Enjeksiyon yapılan bölgede aşırı gerilme
  • Enjekte edilen yağ dokusu çevresinde yağ bezesi oluşumu
  • İltihaba bağlı olarak uzun sürebilen akne oluşumu

şeklinde sıralanabilir.

 

Enjeksiyon Sonrası Meydana Gelen Yan Etkilerin Giderilmesi Nasıl Gerçekleşir?

Göz altı çukurlarına enjekte işleminin ardından oluşabilecek yan etkilerin çözümsüz değildir. Oluşabilecek yan etkilerin çözümü aşağıdaki gibi sıralanmıştır.

  • Enjeksiyon sonrası enfeksiyon oluşumu uygun bir antibiyotik kullanımı ile giderilir.
  • Ödem oluşumunu en aza indirgemek adına sodyum tüketimi sınırlandırılır.
  • Soğuk uygulaması ve doğru masaj teknikleriyle ağrı ve şişme giderilir
  • Su içmeyi gerektirecek fiziksel aktivitelere ağırlık verilir.

Görülme ihtimali az olan yan etkilerin çözümü, bu sıralanan uygulamalara harfiyen uymayı gerektirir.